Hatay’da Dericilik: Yaşayan El Sanatlarından Biri
Hatay’ın yaşayan el sanatları arasında dericilik, köklü bir geçmişe sahip önemli bir zanaattır. Hayvan derilerini işleyerek kullanıma hazır hale getiren debbağlar, bu sanatı yüzyıllardır sürdürmektedir. Türkçede “deri” kelimesinin aslı “teri/tiri” olup, deriyi tabaklayan sanatkâr ise “debbağ” olarak anılır.
Geçmişi
Deri işlenerek kullanılmaya tekstilden çok önce başlanmış, tarihçesi ilk insan Âdem ile başlatılır. Semavi dinlerde ayet ve hadislerin ilk kaydedildiği malzemelerde derinin kullanıldığı bilinir. Günümüze ulaşan en eski Mushaflar ve Topkapı Sarayı Emânât-ı Mukaddese Dairesi’nde muhafaza edilen Hz. Peygamber’in Mukavkıs’a gönderdiği mektup, derinin bu alandaki önemini gösterir. Derinin tabaklanmasına dair ilk bilgiler erken dönem Mısır hanedanlıklarından kalan kayıtlarda yer alır. Eski çağlarda debbağlar toplumun aşağı seviyesinde kabul edilir, pis kokuları nedeniyle tabakhaneler yerleşim merkezlerinden uzakta kurulurdu. Eski Yunan ve Roma’da bu işçilerin toplu ibadet ve festivallere katılmaları tasvip edilmez, kısa süreli de olsa yüksek görevlere getirilmezlerdi.
Türk topluluklarında dericilik ilerlemiş bir sanayi dalı olarak görülmüş, özellikle Orta Asya Türkleri arasında ihtiyaç olarak ortaya çıkması hayvancılığın da gelişmesine yol açmıştır. Dericilik, hayvancılıkla geçinen kavimlerin ikinci mesleği olarak gelişmiştir. Osmanlılardan önce ve sonra çok ilerlemiş, Ortaçağ İslâm dünyasının çarşılarında deri eşyanın sergilendiği dükkânlar bulunurdu. Elbise, ayakkabı, tulum yanında en çok ciltçilikte kullanılır. XIV-XVI. yüzyıllarda mücellitlerin deri ve kösele kitap kapaklarına işledikleri motifler ciltçiliğin seviyesini gösterir. İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasından sonra deri ciltçilikte yoğun kullanılmıştır. Osmanlıların ilk devirlerinde göçebe Türk aşiretlerin deri ürünlerini sergileme ve pazar temini, debbağhanelerin şehir merkezlerine yakın yerlere iskânını zorunlu kılmıştır.
Nasıl Yapılır?
Debbağlar tabaklama yaparken derileri bol suda iyice yıkar, ardından kireç kuyularına yatırır. Bir müddet bekledikten sonra “kaveleta” denilen özel bıçakla kirecin yaktığı kıllar, yağ ve et gibi kalıntıları kazır. Daha sonra derileri aralarına mazı, palamut veya güvercin, tavuk ve köpek dışkısı ufalayarak üst üste serip bekletir, tekrar kaveleta ile temizler. Bu işlem derinin istenilen kaliteye ulaşmasına kadar devam eder. En sonunda kösele, sahtiyan, meşin, maroken gibi işlenmiş deri haline getirilen ham deriler, kırılmalarını önlemek ve rahat kullanılmalarını temin etmek amacıyla don yağı, kuyruk yağı veya balık yağıyla yağlanır, yumuşatılır. Sonra piyasanın istediği renklere boyanarak satışa sunulur.
Hatay’daki Yeri
Osmanlı Devleti’nde XV. ve XVI. yüzyıllarda dericilik kasabalara kadar yayılmış, diğer esnaf kolları arasında önemli yer edinmiştir. İstanbul, Edirne, Kayseri, Ankara, Bursa, Manisa, Tokat ve Konya gibi şehirlerin ticari hayatına canlılık getirmiştir. Debbağlar XVIII. yüzyılın ikinci yarısında sanatlarının zirvesine çıkmış, zenginlik açısından diğer esnaftan üstün hale gelmiştir. Fatih Sultan Mehmet deri üretimini İstanbul’da toplamak istemiş, Marmara sahilinde Kazlıçesme’ye bitişik bölgede Yedikule hisarlarını yaptırarak 360 adet tabakhane ve 33 adet salhane (mezbaha) inşa ettirmiştir. Tanzimat’tan sonra yapılan değişiklikler, Avrupa sanayiinin gelişmesi ve derinin ihracı gibi nedenler Osmanlı dericiliğinin gelişmesini engellemiştir. 1864 yılında debbağları bir araya getirmek ve sanayiyi geliştirmek için ıslah komisyonu kurulmuş, gedik imtiyazının devamı ve ortaklık kurulması kararı alınmış ancak eski önemini kazanamamıştır. 19. yüzyılda Beykoz’daki Debbâghane-i Âmire fabrikası (1914) kurulmuştur.
Neden önemli?
Dericilik, Hatay’ın yaşayan el sanatları içinde tarih boyunca hayvancılıkla iç içe gelişmiş, ciltçilikten ayakkabıya kadar geniş bir kullanım alanı bulmuş bir zanaattır. Osmanlı döneminde toplumsal ve ekonomik hayatta belirgin rol oynamış, tabaklama teknikleriyle kendine özgü bir süreç izlemiştir. Bu gelenek, bugün de Hatay kültüründe el emeğinin ve ustalıkların sürdürülmesinin bir parçası olarak değerini korumaktadır.
Bu yazı, Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Yaşayan El Sanatları temel alınarak hazırlanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dericilikte tabaklama işlemi nasıl yapılır?
Deriler bol suda yıkanır, kireç kuyularına yatırılır, kaveleta ile temizlenir, mazı palamut veya dışkı ile bekletilir, tekrar temizlenir, yağlanır, yumuşatılır ve boyanır.
Debbağ nedir?
Hayvan derilerini işleyerek kullanılır hale getiren sanatkârdır.
Osmanlı'da dericilik hangi yüzyıllarda zirveye çıkmıştır?
Debbağlar XVIII. yüzyılın ikinci yarısında sanatlarının zirvesine çıkmışlardır.
Fatih Sultan Mehmet dericilik için hangi tesisi kurdurmuştur?
Yedikule bölgesinde 360 adet tabakhane ve 33 adet salhane inşa ettirmiştir.