Antiokheia’nın Helenistik Şehir Planı ve Kalıntıları – Antakya
Antik Antiokheia, Seleukos I Nikator tarafından MÖ 300 yılında kurulduğunda Helenistik dönemin tipik bir örneği olarak tasarlandı. Şehrin planı, dönemin birçok Yunan kentinde görülen ızgara sistemine dayanıyordu. Bu düzenli yapı, günümüz Antakya’sının sokak dokusunda hâlâ izlenebiliyor.
Kuruluştan Depremlere
Kent, Habibi Neccar Dağı ile Asi Nehri arasında kalan taşkın ovada, dağın yamaçlarında ve tepe kısımlarında üç farklı topografya üzerinde yayıldı. Yaklaşık 300 hektarlık bir alana yayılan Antiokheia’da ilk iş olarak kent surları inşa edildi. Aşağı şehir Orontes (Asi) Nehri’nin denize doğru izlediği güzergaha paralel yerleştirilirken, akropolisi dik yamaçlarla şehir düzlüğünden ayrıldı. Şehir surları hem akropolisi hem de düzlükteki şehri kuşattı. Mimar Xenarios, kent surlarını ve caddeleri güneş ile hakim rüzgarı dikkate alarak yönlendirdi. Uzun ana caddeler güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda, yazın denizden Asi Vadisi’ne esen rüzgarı alacak şekilde planlandı.
Plan Özellikleri ve Ölçüler
Antiokheia, Priene gibi topografyaya uyarlanmış Hippodamos Planı’na göre tasarlandı. Ana doğu-batı aksı bugünkü Kurtuluş Caddesi’ni oluşturan Reyhanlı-Harbiye hattı boyunca uzanıyordu. Bu ana aksı doksan derecelik açılarla kesen sokaklar, dağ ile ova arasında düzenli bir ızgara oluşturuyordu. Caddeler arasında kalan yapı adaları (insulae) 112 x 58 metre ölçülerindeydi. 1930’lu yıllarda çekilen hava fotoğrafları eski caddelerin ve bazı binaların dış hatlarının izlerini hâlâ gösteriyordu. Kent içi suru, Habibi Neccar Dağı’nın batı yamaçlarındaki teras ve istinat duvarı kalıntıları ile Maşuklu Beldesi’ndeki kent içi istinat duvarları bu planın izlerini taşıyor.
Depremler ve Günümüze Ulaşan Kalıntılar
MÖ 148, MÖ 130 ve MÖ 83-69 yıllarında meydana gelen büyük depremler kente ağır hasar verdi. Buna rağmen kent surlarının bazı bölümleri, yamaçlardaki duvar kalıntıları ve Charon anıtı Helenistik döneme tanıklık eden yapılar olarak günümüze ulaştı. Ayrıca hipodrom/circus kalıntıları, kaya mezar odası ve ortaçağ kalesi ile doğu şehir surları antik kentin izlerini koruyor. MS 6. yüzyılda Justinian’ın surları ve Parmenius (Hacıkürüş Deresi) üzerindeki Demirkapı’yı yeniden inşa etmesi de önemli bir onarım faaliyetiydi. MS 638’de Arapların kenti almasıyla Antik Antiokheia’nın Helenistik-Roma dönemi sona erdi.
Bugün neden önemli?
Antiokheia’nın ızgara planı ve kalıntıları, Helenistik şehirleşmenin Anadolu’daki en iyi korunmuş örneklerinden birini sunar. Bugünkü Antakya’nın sokak dokusu ile antik plan arasındaki süreklilik, kentin iki bin yılı aşkın tarihini somut biçimde gösterir.
Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları – Antakya
Bu yazı, Hatay Kültür Envanteri — Antakya yayını temel alınarak hazırlanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Antiokheia hangi mimari plana göre kurulmuştur?
Hippodamos Planı olarak da bilinen ızgara planına göre tasarlanmıştır.
Antiokheia’nın yapı adaları ne ölçüdedir?
112 x 58 metre ölçülerindedir.
Kenti planlayan mimarın adı nedir?
Xenarios
Antiokheia hangi depremlere tanıklık etmiştir?
MÖ 148, MÖ 130 ve MÖ 83-69 yıllarında meydana gelen büyük depremlere.